Ziya Osman Saba


Egemen Güvercin

Egemen Güvercin

14 Haziran 2017, 09:40

Cumhuriyet sonrası Yedi Meşalecilerden olan şairimiz Ziya Osman Saba 30 Mart 1910 yılında İstanbul’da doğmuştur. Galatasaray Lisesinden sonra Cumhuriyet Gazetesi muhasebe servisinde çalıştı. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesini 1936 yılında bitirdi. 1936 – 1945 yılları arasında Emlak Kredi Bankasında, 1945 – 1950 yıllarında İstanbul Milli Basımevi tashih bürosu şefliğinde çalıştı. Son görevi Varlık Yayınevidir. Ziya Osman Saba 29 Ocak 1957 yılında vefat etmiştir.

Ziya Osman Saba Edebi Kişiliği
Ziya Osman Saba Ziya Osman saba ilk şiirini yayınladığı zaman on yedi yaşında bulunuyordu. İlk şiirinin göründüğü Servet-i Fünun (1927) dergisinden sonra Meşale (1928), Varlık (1933), Ağaç (1936), Yücel (1938) dergilerinde yazdı. Yedi Meşale’den günümüz şiirine her gün biraz daha kuvvetlenerek girer. Aşk, doğa, insan sevgisi, çocukluk özlemi, ölüm, ev, aile, küçük mutluluklar, anılar, Tanrı’ya sevgi, alınyazısına rahatça bağlanış, huzurlu bir yaşantı, sürekli bir barış temalarını taze bir aydınlıkla mısra mısra işler.

ESERLERİ:

Yaşadığı dönemde ve sonrasında şair olarak ün kazanan Ziya Osman Saba’nın şiirlerinin dışında bilinmeyen “küçük hikaye” tarzında yazılmış olan hikayeleri de mevcuttur. Bu eserlerin en çok bilinenleri;

- Sebil ve güvercinler – (şiirler 1943)
- Geçen Zaman – (şiirler 1947)
- Germine Lacerteux – (Concourt Kardeşlerden çeviri roman 1949)
- Mesut İnsanlar Fotoğrafhanesi – (hikayeler, 1952)
- Nefes Almak – (şiirler, 1957)
- Değişen İstanbul – (hikayeler, 1959)

NEFES ALMAK
 
Nefes almak, içten içe, derin derin,
Taze, ılık, serin,
Duymak havayı bağrında.
 
Nefes almak, her sabah uyanık.
Ağaran güne penceren açık.
Bir ağaç gölgesinde, bir su kenarında.
 
Üstünde gökyüzü, ufuklara karşı.
Senin her yer: Caddeler, meydan, çarşı...
Kardeşim, nefes alıyorsun ya!
 
Koklar gibi maviliği, rüzgârı öper gibi,
Ananın südünü emer gibi,
Kana kana, doya doya...
 
Nefes almak, kolunda bir sevgili,
Kırlarda, bütün bir pazar tatili.
Bahar, yaz, kış.
 
Nefes almak, akşam, iş bitince,
Çoluk çocuğunla artık bütün gece,
Nefesin nefeslere karışmış.
 
Yatakta rahat, unutmuş, uykulu,
Yanında karına uzatıp bir kolu,
Nefes almak.
 
O dolup boşalan göğse...
Uyumak, sevmek nefes nefese,
Kalkıp adım atmak, tutup ıslık çalmak.
 
Sürahide, ışıl ışıl, içilecek su.
Deniz kokusu, toprak kokusu, çiçek kokusu.
Yüzüme vuran ışık, kulağıma gelen ses.
 
Ah, bütün sevdiklerim, her şey, herkes...
Anlıyorum, birbirinden mukaddes,
Alıp verdiğim her nefes.
 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.